DUYURULAR
Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’da yapılan değişikliklerle

KONU : Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’da yapılan değişikliklerle; varlık barışının yeniden uygulanması olanağı getirilmiş, yurt dışında elde edilen bazı kazançlar için uygulanan istisnaların süresi de uzatılmıştır. Bazı vergi kanunlarında da değişiklik yapan 25.06.2009 tarih ve 5917 sayılı “Bütçe Kanunlarında yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasın İlişkin Kanun” 10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı. Kanun 49 maddeden oluşmakta olup, başta vergi barışı olmak üzere 10 maddesi vergi ve benzeri yükümlülüklerle ilgilidir. Aşağıda 5917 sayılı Kanun’la yapılan vergisel düzenlenmeler özetlendikten sonra, varlık barışı ve yurt dışı istisna kazançlarla ilgili son durum daha ayrıntılı olarak açıklanacaktır. 1. 5917 sayılı Kanun’la Yapılan Düzenlemeler a) Varlık Barışı Uygulamasıyla İlgili Düzenlemeler 5917 sayılı Kanunla varlık barışı uygulamasıyla ilgili yapılan düzenlemeler özetle şunlarıdır: * Uygulama süresi bitmiş olan Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’a yeniden uygulama olanağı getirilmiştir. Bu düzenlemeyle, varlık barışından yararlanamayanlar, yeniden bu olanağa kavuşmuştur. * Yapılan düzenlemeye göre, hem yurt dışında, hem de yurt içinde 1 Haziran 2009 tarihi itibariyle sahip olunan kapsamdaki varlıklar için Kanun’dan yararlanmak mümkün olacaktır. * Bu değişikliğe bağlı olarak, beyan ve ödeme süreleri yeniden belirlenmiştir. Kanun’dan yararlanmak isteyenler, 30 Eylül 2009 tarihine kadar bildirim veya beyanda bulunabileceklerdir. * Beyan edilen veya bildirilen varlıkların değerinin, yapılacak vergi incelemelerinde dikkate alınabilmesi, bildirilen veya beyan edilen varlıkların değeri üzerinden hesaplanan verginin ödenmesi koşuluna bağlanmıştır. * Beyan edilen varlıkların değerinin, yapılacak vergi incelemelerinde bulunan, indirimi mümkün olmayan katma değer vergisi nedeniyle doğan tarhiyatlarda da dikkate alınması mümkün hale getirilmiştir. * Bakanlar Kuruluna, beyan ve bildirim sürelerini uzatma yetkisi verilmiştir. b) Yurt Dışı Kazanç İstisnası Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’la, tam mükellefiyete tabi kişi ve kurumların, 01.05.2009-31.12.2009 döneminde; * Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde edilen iştirak kazançları, * Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları, * Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen kazançlar, 28.02.2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmek şartıyla gelir ve kurumlar vergisinden istisna tutulmuştur. Bu Kanun’la ayrıca, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların 01.11.2009-31.12.2009 tarihleri arasında tasfiyesinden doğan kazançlar, 31.12.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur. c) Diğer Düzenlemeler 5917 sayılı Kanunla yapılan diğer düzenlemeler özetle şunlarıdır: * Belediyeler tarafından alınmakta olan elektrik ve havagazı tüketim vergilerinin, 31.12.2009 tarihine kadar tahakkuk eden kısımla sınırlı olarak, vergi dairelerine ödenmesi öngörülmektedir. Bu düzenlemeyle aynı paralelde olan bir madde 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun 29. maddesinin dokuzuncu fıkrasında da yer almaktadır. Bu anlamda yapılan düzenleme elektrik ve havagazı tüketim vergisi mükellefleri açısından farklı bir sonuç yaratmayacaktır. * Polis Akademisine bağlı fakülte ve polis meslek yüksekokullarında istihdam edilen bazı personele yapılan ek ödeme, damga vergisi hariç diğer vergilerden istisna edilmektedir. 31.12.2008 tarihine kadar 4652 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesiyle bu ödemeler gelir vergisine tabi tutulmamış, bu süre 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun 29. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hükümle de 2009 sonuna kadar uzatılmıştır. Şimdi yapılan düzenlemeyle, söz konusu ödemelerin süresiz olarak gelir vergisi stopajına tabi olmaması sağlanmaktadır. * 22.01.2004 tarih ve 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun’a eklenen bir maddeyle, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfının, kurulduğu tarih itibariyle kanunla kurulmuş vakıf niteliğinde olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hüküm Ar-Ge vergi teşvikleri açısından son derece önemli olup, bu teşviklerle ilgili 5746 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre, kanunla kurulan vakıflar tarafından desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerini yürütenler, maddede sayılan vergi teşvik ve desteklerinden yararlanabilmektedir. Yapılan düzenlemeyle Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı kurulduğu tarihten itibaren kanunla kurulan vakıf statüsünde kabul edilerek, bu vakıfça desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerini yürütenlerin 5746 sayılı Kanun teşvik ve desteklerinden yararlanmaları sağlanmıştır. * 25.01.2006 tarihli ve 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun’un Anayasa Mahkemesince iptal edilen 26. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemeyle kalkınma ajanslarının; alacaklarının tahsili, taşınır ve taşınmaz mallarının alım, satım, kiralama ve devri, mal ve hizmet alımları, proje ve faaliyet desteği kapsamında yapılacak işlemler ve düzenlenecek kâğıtlar ile ilgili olarak damga vergisi, harç ve fondan; yapılacak bağış ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden muaf tutulmuştur. * 25.04.2006 tarih ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 65. maddesi değiştirilerek, Kimlik Paylaşımı Sisteminde ve Adres Paylaşımı Sisteminde yer alan bilgilerin paylaşılması karşılığında katılma payı ödenmesi öngörülmüştür. Katılma payı, Kimlik ve Adres Paylaşımı Sisteminden yapılan her bir sorgu için 2 kuruş olarak belirlenmiş olup, Bakanlar Kurulunun bu tutarı elli katına kadar artırma yetkisi vardır. * 10.07.2009 tarihten itibaren 10 yıl süreyle Başbakanlık merkez teşkilatı tarafından ithal edilen motorlu taşıtların, 27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 167. maddesi kapsamında gümrük vergisinden muaf ve müstesna olması öngörülmüştür. 2. Varlık Barışı Uygulamasında Son Durum a) Amaç ve Kapsam 13.11.2008 tarih ve 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde bu Kanun’un amacı; * Gerçek ve tüzel kişilere ait olup yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ekonomiye kazandırılması ve taşınmazların kayda alınması, * Yurt içinde bulunan ancak işletmelerin öz kaynakları içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle işletmelerin öz sermaye yapılarının güçlendirilmesi, olarak ifade edilmektedir. b) Uygulama Esasları i) Yurt Dışında Bulunan Varlıklarla İlgili Uygulama Esasları Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’un 5917 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde yer alan hükme göre, 01.06.2009 tarihi itibariyle sahip olunan ve yurt dışında bulunan; * Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların, 30.09.2009 tarihine kadar rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirilmesi veya vergi dairesine beyan edilmesi, * Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bildirim veya beyanın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumda açılacak bir hesaba transfer edilmesi, * Beyan edilen değerler üzerinden % 2 oranında vergi ödenmesi, öngörülmektedir. Vergi dairesine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden % 2 oranındaki vergi, vergi dairesince tarh edilecektir. Banka ve aracı kurumlara bildirilen varlıklara ilişkin olarak ise banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak % 2 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın onbeşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödemeyi yapacaklardır. ii) Yurt İçinde Bulunan Varlıklarla İlgili Uygulama Esasları Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’un 5917 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde yer alan hükme göre, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak 01.06.2009 tarihi itibariyle defter kayıtlarında yer almayan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların * 30.09.2009 tarihine kadar rayiç bedelle vergi dairesine beyan edilmesi, * Defter tutan mükelleflerce defterlere, taşınmazlar dışındaki varlıkların banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırılmak suretiyle kaydedilerek pasifte özel bir fon hesabı açılması, * Fon tutarının beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye eklenmesi, * Beyan edilen değerler üzerinden % 5 oranında vergi ödenmesi, öngörülmektedir. iii) Varlıkların Kayda Alınmasının Sonuçları Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’da yapılan düzenlemelere göre; * Yukarıda belirtildiği şekilde bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacak, * Diğer nedenlerle 19.06.2009 tarihinden sonra başlayan 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar, bu tutarlara ilişkin olarak tarh edilen verginin ödenmesi koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılacaktır. 5811 sayılı Kanun’un 3. maddesinin beşinci fıkrasında, bu Kanun’un (5811 sayılı Kanun) yürürlüğe girdiği tarihten (22.11.2008) sonra başlayan dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu bulunan matrah farkından, kapsamında beyan edilen tutarların mahsup edileceği hükme bağlanmıştır. Geçici 4. maddede ise, 19.06.2009 tarihinden önce hakkında vergi incelemelerine başlanmış olanların, 3. maddenin beşinci fıkrası hükümlerinden yararlanamayacakları hükmüne yer verilmiştir. Bu iki düzenleme lafzen birbiriyle çelişmektedir. Ancak, yeni değişiklikler çerçevesinde varlık barışından yararlananlardan, haklarında 19.06.2009 tarihinden önce vergi incelemesine başlananların varlık barışının sonuçlarından yararlanamayacakları açıktır. Bu çerçevede, 19.06.2009 tarihinden sonra başlanan vergi incelemelerinin, 3. maddenin beşinci fıkrası hükümlerinden yararlanmayı engellemediği düşünülmektedir. Kanun’un 3. maddesinin yedinci fıkrasında yapılan düzenlemeye göre; * Bildirildiği veya beyan edildiği halde; - 01.06.2009 tarihi itibariyle yurt dışında bulunduğu kanaat verici belge ile tevsik edilemeyen, - Bildirim veya beyanın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye’ye getirilmeyen, - Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları dolayısıyla, * Beyanda bulunulduğu halde bilanço esasına göre defter tutmayan mükelleflerce söz konusu varlıklara ilişkin tutarların banka ve aracı kurumlara yatırılmaması, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce ise süresi içinde sermaye artırımında bulunulmaması hallerinde, yukarıda belirtilen vergi incelemelerine ilişkin hükümden yararlanılamayacaktır. Kanun’da; * 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun, * 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (47. maddenin (A) fıkrası hariç), * 4458 sayılı Gümrük Kanunu, * 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, * Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen suçlar veya kabahatler, * Yukarıdaki suçlardan kaynaklanan mal varlığı değerleriyle ilgili olarak Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinde gösterilen suç, yönünden soruşturma veya kovuşturma yapılmayacağına ve idari para cezası uygulanmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle Kanun’dan yararlananlar hakkında, yukarıda sayılan kanunlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma yapılması mümkündür. c) Diğer Konular Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’da yapılan düzenlemelere göre; * Kanun uygulaması kapsamında bildirilen veya beyan edilen değerler üzerinden tarh edilen vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir. * Kanun uygulaması kapsamında ödenen vergi gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. * Beyan edilen varlıklarla ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez. 3. Yurt Dışı Kazanç İstisnalarında Son Durum Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesiyle, tam mükellefiyete tabi kişi ve kurumların; * Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde edilen iştirak kazançları, * Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları, * Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen kazançlar, 31.12.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmek şartıyla gelir ve kurumlar vergisinden istisna tutulmuştur. 5917 sayılı Kanun’la, 5811 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinde herhangi bir değişiklik yapılmamış, bu Kanun’a eklenen geçici 3. maddeyle, yurt dışı bazı kazançlarla ilgili yeni bir düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenlemeye göre, tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların 01.05.2009-31.12.2009 tarihleri arasında; * Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları, * Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları, * Yurt dışında bulunan işyeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları, 28.02.2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. Düzenlemeye göre ayrıca, tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların 01.11.2009-31.12.2009 tarihleri arasında tasfiyesinden doğan kazançları, 31.12.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. Görüldüğü üzere, bazı yurt dışı kazançlarla ilgili istisna uygulaması özünde bir değişiklik yapılmadan, sadece sürelere ilişkin değişiklikler yapılarak uzatılmış olmaktadır. 5811 sayılı Kanun’un geçici 1 ve geçici 3. maddelerinde yer alan istisna düzenlemeleri aşağıdaki Tabloda özetlenmiştir: TABLO BAZI YURT DIŞI KAZANÇLARIN 5811 SAYILI KANUN’UN GEÇİCİ 1 VE 3. MADDELERİ HARŞISINDAKİ DURUMU Kazanç ve Elde Etme Dönemi İstisna Olup Olmadığı İstisna Koşulu Yurt dışı iştirak kazançları 21.11.2008 ve öncesi İstisna değil - 22.11.2008-30.04.2009 İstisna 31.05.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer 01.05.2009-31.12.2009 İstisna 28.02.2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer Yurt dışında bulunan işyeri ve daimi temsilciler aracılığıyla elde edilen ticari kazançlar 2007 ve öncesi İstisna değil 2008 İstisna 31.05.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer 2009 İstisna 28.02.2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer Yurt dışı iştirak hissesi satış kazançları 21.11.2008 ve öncesi İstisna değil - 22.11.2008-30.04.2009 İstisna 31.05.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer 01.05.2009-31.12.2009 İstisna 28.02.2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer Yurt dışı iştirak tasfiye kazançları 21.11.2008 ve öncesi İstisna değil - 22.11.2008-31.10.2009 İstisna 31.10.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer 01.11.2009-31.12.2009 İstisna 31.12.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer NOTLAR:  Yukarıdaki Tablo 5811 sayılı Kanun’da yer alan hükümler çerçevesinde hazırlanmıştır. Çeşitli yurt dışı kazançları için Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan istisnalar dikkate alınmamıştır.  TABLO’da bazı kavramlar kısaltılarak kullanılmış olup, yukarıda ilgili bölümlerde yer alan açıklamalara dikkat edilmelidir. BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA İLİŞLKİN TABLO 1. YURT DIŞI VE YURT İÇİ VARLIKLARIN BEYAN VEYA BİLDİRİMİ Yurt Dışı Varlıklar Yurt İçi Varlıklar İşlem  Varlıkların kayda alınması ve/veya yurda getirilmesi  Varlıkların işletmelere maledilmesi Kapsam  1 Haziran 2009 tarihi itibariyle sahip olunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar.  1 Haziran 2008 tarihi itibariyle kayıtlarda özkaynaklar arasında yer almayan; para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar. Yapılacaklar  30.09.2009 tarihine kadar banka veya aracı kuruma bildirim ya da vergi dairesine beyan.  Varlığın 1 ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer.  30.09.2009 tarihine kadar vergi dairelerine beyan.  Varlıkların yasal defterlere, taşınmazlar dışındaki varlıkların banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırılması.  Pasifte özel fon hesabı açılması.  Fonun 6 ay içinde sermayeye eklenmesi.  Defter tutmayanların varlıkları banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırması. Ödenecek Vergiye İlişkin Kurallar  Beyan edilen varlıkların değeri üzerinden % 2 vergi ödenir.  Vergi tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar  ödenir.  Ödenen vergi gider yazılamaz, hiçbir vergiden mahsup edilemez.  Beyan edilen varlıkların değeri üzerinden % 5 vergi ödenir.  Vergi tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir.  Ödenen vergi gider yazılamaz, hiçbir vergiden mahsup edilemez. Yapılabilecekler  Defter tutan mükellefler yasal defterlerine kaydedebilirler.  Pasifte özel fon hesabı açılır.  Fon sermayeye ilave dışında kullanılamaz.  Dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Koşulların Yerine Getirilmemesi  1 ay içinde Türkiye’ye getirilmeyen veya Türkiye’de banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba aktarılmayan varlıklar için avantajlardan yararlanılamaz.  Tarh edilen verginin ödenmemesi halinde avantajlardan yararlanılamaz.  Beyanda bulunulduğu halde sermaye artırımında bulunulmazsa avantajlardan yararlanılamaz.  Tarh edilen verginin ödenmemesi halinde avantajlardan yararlanılamaz. Vergi Avantajları  Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 1.1.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamaz.  19.06.2009 tarihinden sonra başlayan 1.1.2008 öncesi dönemlere ilişkin vergi incelemesi sonucu bulunan matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilir.  Beyan edilen veya bildirilen varlıklar, 2008 öncesi bütün yıllar için karşılık niteliğinde. Herhangi bir yıl incelenir ve matrah farkı bulunursa, beyan tutarı kadar olan kısım için güvence var.  Matrah farkıyla beyan arasında ilişki aranıp aranmayacağı konusunda açık düzenleme yok.  19.06.2009 tarihinden önce başlayan vergi incelemeleri için bir avantaj yok.  Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 1.1.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamaz.  19.06.2009 tarihinden sonra başlayan 1.1.2008 öncesi dönemlere ilişkin vergi incelemesi sonucu bulunan matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilir.  Beyan edilen veya bildirilen varlıklar, 2008 öncesi bütün yıllar için karşılık niteliğinde. Herhangi bir yıl incelenir ve matrah farkı bulunursa, beyan tutarı kadar olan kısım için güvence var.  Matrah farkıyla beyan arasında ilişki aranıp aranmayacağı konusunda açık hüküm yok.  19.06.2009 tarihinden önce başlayan vergi incelemeleri için bir avantaj yok. Diğer Kanunlarla İlgili Düzenlemeler Aşağıdaki kanunlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağına ve idari para cezası uygulanmayacağına ilişkin düzenleme yok. Dolayısıyla örneğin;  1567 sayılı TPKKK’nda,  SPKn’da (İzinsiz halka arz, çok ortaklı şirket vaadiyle para toplama, içerden öğrenenlerin ticareti, bazı suçlar hariç),  Gümrük Kanunu’nda,  Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda,  Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinde, yer alan suçlar için her türlü soruşturma ve kovuşturma yapılabilir.  Süreçler  30.09.2009 tarihine kadar bildirim veya beyan.  Bildirim veya beyan tarihinden itibaren 1 ay içinde Türkiye’ye transfer.  30.09.2009 tarihine kadar beyan.  Kayıt süresi içinde varlıkların yasal defterlere kaydedilmesi ve fon hesabı açılması.  Fonun beyan tarihinden itibaren 6 ay içinde sermayeye eklenmesi. Diğer  Varlıklar için amortisman ayrılamaz.  Elden çıkartılmasından doğan zararlar kabul edilmez.  Varlıklar için amortisman ayrılamaz.  Elden çıkartılmasından doğan zararlar kabul edilmez. 2. YURT DIŞI İŞTİRAK, ŞUBE VE İŞTİRAK HİSSESİ SATIŞ KAZANÇLARI KVK Düzenlemesi 5811 Sayılı Kanun Düzenlemesi 5917 Sayılı Kanun’la Değişik 5811 Sayılı Kanun Düzenlemesi Yurt dışı iştirak kazançları Aşağıdaki koşullarla kazanç istisna  En az % 10 sahiplik  En az 1 yıl süre kesintisiz elde tutma  En az % 15 fiili vergi yükü  Kazancın beyan süresinde yurda getirilmesi  22.11.2008-30.04.2009 dönemi kazancı  31.05.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer koşuluyla istisna  01.05.2009-31.12.2009 dönemi kazancı  28.02.2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer koşuluyla istisna Yurt dışı şube kazançları Aşağıdaki koşullarla kazanç istisna  En az % 15 fiili vergi yükü  Kazancın beyan süresinde yurda getirilmesi  2008 yılı kazancı  31.05.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer koşuluyla istisna  2009 yılı kazancı  28.02.2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer koşuluyla istisna Yurt dışı iştirak satış kazançları Aşağıdaki koşullarla kazanç istisna  İştirakin AŞ veya Ltd Şirket olması  En az 1 yıl süreyle, nakit hariç aktif toplamının en az % 75’inin yurt dışı iştirak hisselerinden oluşması  Yurt dışı iştiraklerin her birinin sermayesine en az % 10 oranında iştirak edilmesi  En az 2 yıl elde tutma  22.11.2008-30.04.2009 dönemi kazancı  31.05.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer koşuluyla istisna  01.05.2009-31.12.2009 dönemi kazancı  28.02.2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer koşuluyla istisna Yurt dışı iştirak tasfiye kazançları -  22.11.2008-31.10.2008 dönemi kazancı  31.10.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer koşuluyla istisna  01.11.2009-31.12.2009 dönemi kazancı  31.12.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer koşuluyla istisna Resmi Gazete Tarihi 10/07/2009 Sayı 27284 BÜTÇE KANUNLARINDA YER ALAN BAZI HÜKÜMLERİN İLGİLİ KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE EKLENMESİ İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN Kanun No. 5917 Kabul Tarihi: 25/6/2009 MADDE 44- 13/11/2008 tarihli ve 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin; a) Birinci, ikinci ve yedinci fıkralarında yer alan “1/10/2008” tarihleri “1/6/2009”; birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “bu Kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın sonuna kadar” ibaresi “30/9/2009 tarihine kadar” şeklinde, b) Beşinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılır.” ibaresi, “bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar, bu tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılır. İndirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedeldir. Şu kadar ki, indirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit edilememesi halinde mahsup edilecek matrah tutarı, %18 KDV oranı dikkate alınarak hesaplanır.” şeklinde, değiştirilmiştir. MADDE 45- 5811 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra (1) numaralı fıkra olarak eklenmiş ve mevcut (1) numaralı fıkra (2) numaralı fıkra olarak teselsül ettirilmiştir. “(1) Kanunun 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen bildirim ve beyan sürelerini, izleyen üçüncü ayın sonuna kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.” MADDE 46- 5811 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 3- (1) Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların 1/5/2009 ile 31/12/2009 tarihleri arasında; a) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları, b) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları, c) Yurt dışında bulunan işyeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları, 28/2/2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. (2) Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların 1/11/2009 ile 31/12/2009 tarihleri arasında tasfiyesinden doğan kazançları, 31/12/2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. GEÇİCİ MADDE 4- (1) Bu Kanunda yapılan değişiklik ve süre uzatımı sonucu beyanda bulunanlardan 19/6/2009 tarihinden önce haklarında vergi incelemelerine başlanmış olanlar, bu incelemelerle ilgili olarak Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükümlerinden yararlanamazlar. (2) Kanunun 3 üncü maddesinde yapılan değişikliklerden önce bu Kanun hükümlerine göre yapılan bildirim ve beyanlar ile tarhiyat ve mahsuba ilişkin olarak, Kanunun değişiklik yapılmadan önceki hükümleri uygulanır. Ancak, 22/11/2008 tarihi ile 2/3/2009 tarihleri arasında yapılan bildirim veya beyanlar nedeniyle tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen vergilerin 30/9/2009 tarihine kadar gecikme zammıyla birlikte ödenmemesi halinde, Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre mahsup imkanından yararlanılamaz.” MADDE 48- Bu Kanunun; a) 9 uncu maddesi 1/1/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, b) 13 üncü maddesi 1/10/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, c) 47 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendi 21/11/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, ç) 4 üncü ve 5 inci maddeleri yayımını izleyen ayın onbeşinde, d) 26 ncı maddesiyle 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 8 inci maddesi 3/4/2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, e) 20 nci maddesi 1/9/2009 tarihinde, f) 19 uncu, 21 inci, 28 inci, 30 uncu, 43 üncü maddeleri ile 47 nci maddesinin sekizinci ve onuncu fıkraları ve aynı maddenin beşinci fıkrasının (a) bendi, dokuzuncu fıkrasının (b) bendi ile onbeşinci fıkrasının (a) bendi 1/1/2010 tarihinde, g) 47 nci maddesinin onsekizinci fıkrası 1/7/2009 tarihinde, ğ) 47 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla 2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik 1/1/2011 tarihinde, h) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. MADDE 49- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. NOT: 1 'den 43'e kadar olan Maddeler ile 47. Madde metinlerine vergi kanunları dışındaki konularla ilgili olduğu için yer verilmemiştir. Kanunun tamamına www.gelirler.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. 22 Kasım 2008 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı: 27062 BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN Kanun No. 5811 Kabul Tarihi: 13/11/2008 Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; gerçek ve tüzel kişilere ait olup yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ekonomiye kazandırılması ve taşınmazların kayda alınması ile yurt içinde bulunan ancak işletmelerin özkaynakları içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. (2) Bu Kanun; para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların yurda getirilmesi veya beyan üzerine kayda alınmasına ilişkin usul ve esasları kapsar. Tanımlar MADDE 2 – (1) Bu Kanunda geçen; a) Banka: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan bankaları, b) Aracı kurumlar: 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumları, c) Kanaat verici belge: Devlet tarafından veya Devlet güvencesinde tutulan kayıt ve sicilleri; banka, banker, aracı kurumlar ve benzeri mali kurumlar ile posta idaresi, noter gibi kurum ve kuruluşların kayıt ve belgelerini, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında yer alan belgeler ve muadili belgeler ile bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik ya da konsoloslukları, yoksa ilgili ülkenin Türk menfaatini koruyan aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgeleri, ifade eder. Uygulama esasları MADDE 3 – (1) Gerçek veya tüzel kişilerce, 1/6/2009 tarihi itibarıyla sahip olunan ve yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazlar, 30/9/2009 tarihine kadar Yeni Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirilir ya da vergi dairelerine beyan edilir. Bu kıymetler, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından beyan tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilebilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı, sermayenin cüz’ü addolunur, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz. (2) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak 1/6/2009 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında işletmenin özkaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/9/2009 tarihine kadar Yeni Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle vergi dairelerine beyan edilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümlerine göre 213 sayılı Kanun uyarınca kanuni defterlerine, taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırmak suretiyle kaydederek pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı, sermayenin cüz’ü addolunur ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave olunur. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri, taşınmazlar dışındaki varlıklarına ait tutarları banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırırlar, bunlar için ayrıca diğer şartlar aranmaz. (3) Vergi dairelerine birinci fıkraya göre beyan edilen varlıkların değeri üzerinden % 2, ikinci fıkraya göre beyan edilen varlıkların değeri üzerinden % 5 oranında vergi tarhedilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir. Bu fıkraya ve dördüncü fıkraya göre ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. (4) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak % 2 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın onbeşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. (5) Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar, bu tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılır. İndirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedeldir. Şu kadar ki, indirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit edilememesi halinde mahsup edilecek matrah tutarı, %18 KDV oranı dikkate alınarak hesaplanır. (6) Beyan edilen varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez. (7) Birinci fıkra uyarınca bildirildiği veya beyan edildiği halde, 1/6/2009 tarihi itibariyle yurt dışında bulunduğu kanaat verici belge ile tevsik edilemeyen ve bildirim veya beyanın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye’ye getirilmeyen veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları dolayısıyla veya ikinci fıkra uyarınca beyanda bulunulduğu halde bilanço esasına göre defter tutmayan mükelleflerce söz konusu varlıklara ilişkin tutarların banka ve aracı kurumlara yatırılmaması, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce ise süresi içinde sermaye artırımında bulunulmaması hallerinde beşinci fıkra hükmünden yararlanılamaz. (8) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişilerin bu madde uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmeye mecburdurlar. Düzenleme yetkisi MADDE 4 –(1) Kanunun 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen bildirim ve beyan sürelerini, izleyen üçüncü ayın sonuna kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. (2) Bu Kanun uyarınca verilmesi gereken beyannamelerin şekil, içerik ve ekleri ile verileceği yeri ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların; a) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları, b) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları, c) Yurt dışında bulunan işyeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları, 30/4/2009 tarihine kadar elde edilenler de dahil olmak üzere, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/5/2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. (2) Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançları, 31/10/2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 63 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sigortaya tabi olacak tasarruf mevduatının ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının kapsamını ve tutarını belirlemeye ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kuruluna verilen yetkiler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl süreyle doğrudan Bakanlar Kurulu tarafından kullanılır. Bakanlar Kurulu, bu süre içerisinde tasarruf mevduatının ve gerçek kişilere ait katılım fonunun yanı sıra, sigortaya tabi olacak diğer mevduatın ve katılım fonlarının kapsamını ve/veya tutarını ve sigorta kapsamı dışında tutulacak mevduat ve katılım fonlarının niteliğini belirlemeye de yetkilidir. (2) Bakanlar Kurulu tarafından sigortaya tabi tutulan mevduat ve katılım fonları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından sigorta edilir ve kredi kuruluşları, nezdlerinde bulunan bu kapsamdaki mevduat ve katılım fonlarını, sigortaya tabi kısım üzerinden sigorta ettirmek ve bunun üzerinden prim ödemek zorundadırlar. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek kapsam ve tutardaki sigortaya tabi mevduat ve katılım fonu için ödenecek sigorta priminin oranını, tarifesini, tahsil zamanını, şeklini ve diğer hususları, 5411 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen usul ve esaslara tabi olmaksızın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun görüşünü alarak belirler. GEÇİCİ MADDE 3- (1) Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların 1/5/2009 ile 31/12/2009 tarihleri arasında; a) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları, b) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları, c) Yurt dışında bulunan işyeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları, 28/2/2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. (2) Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların 1/11/2009 ile 31/12/2009 tarihleri arasında tasfiyesinden doğan kazançları, 31/12/2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. GEÇİCİ MADDE 4- (1) Bu Kanunda yapılan değişiklik ve süre uzatımı sonucu beyanda bulunanlardan 19/6/2009 tarihinden önce haklarında vergi incelemelerine başlanmış olanlar, bu incelemelerle ilgili olarak Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükümlerinden yararlanamazlar. (2) Kanunun 3 üncü maddesinde yapılan değişikliklerden önce bu Kanun hükümlerine göre yapılan bildirim ve beyanlar ile tarhiyat ve mahsuba ilişkin olarak, Kanunun değişiklik yapılmadan önceki hükümleri uygulanır. Ancak, 22/11/2008 tarihi ile 2/3/2009 tarihleri arasında yapılan bildirim veya beyanlar nedeniyle tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen vergilerin 30/9/2009 tarihine kadar gecikme zammıyla birlikte ödenmemesi halinde, Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre mahsup imkanından yararlanılamaz. Yürürlük MADDE 5 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 6 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
 
.......:: Geri ::.......